Kazara Solucan!

Solucan dediğimde aklımıza ilk gelmesi gereken isimdir Robert Morris. Kendisi ilk solucanı internete kazara bırakmış! Ama nasıl yani kazara dediğinizi duyar gibiyim.

Merak etmiş!

Henüz üniversite yıllarını yaşarken dünya üzerinde kaç makinanın internete bağlı olduğunu, internetin ne boyutlara ulaştığını merak ederek bunun için bir yazılım oluşturmuş. Gözünden kaçırmış olduklarıyla birlikte internete bıraktığı yazılımı binlerce bilgisayarı etkileyerek birçok güvenlik açığı oluşmasına sebep olmuş. Ne yaptığını fark ettikten sonra düzeltmek için de çalışmış Morris fakat iş işten geçmiş tabi. Bir varmış bir yokmuş büyümüş solucan olmuş ve ilk internete bırakıldığında 60 bin bilgisayara bulaşmayı başarmış.

Peki bu solucan dediğimiz zararlı yazılım bilgisayara bulaşınca ne yapar?

Öncelikle başka bir bilgisayara bulaşmanın yollarını arar. E-posta adres defterimizdeki kişilere kendisini göndermeye çalışır. Bunun için bilgisayarda dosya veya bilgi ileten özelliklerin denetimini ele geçirmesi gerekir tabi. Ağda sürekli kendini kopyalamasıyla yoğun ağ trafiğine neden olarak internetin tümüyle yavaşlamasına bile sebep olabilir.

Normal bir virüs gibi sizin onu aktif etmenizi beklemiyor ayrıca! İşini yapması için başka bir programa ihtiyacı yok.

Kendini kopyalamak dışından neler yapabilir?

Mesela bilgileri ele geçirmek gibi bir işleve de sahip. Taşıyıcı bir programa ihtiyaç duymadıklarından sistemde bir tünel açarak uzaktaki bir bilgisayarın denetimi ele geçirmesini de sağlayabilir.

İşte Robert Morris!

Kaş yapayım derken göz çıkaranlardan… Fakat Einstein’ın dediği bir söz var “Hiçbir özel yeteneğim yok. Yalnızca tutkulu bir meraklıyım”. Hak veriyoruz kendisine merak iyidir! Robert ta merak etmiş yani ne var bunda wink

Görüntülenme Sayısı: 200

Bir Cevap Yazın

Önceki yazıyı okuyun:
Yazılım Dünyasının Özgürlük Savunucusu ile Tanışın

Basitçe İşletim Sistemi! İşletim sistemleri temelde 2 işlemi yapmamızı sağlar....

Kapat